FİKİR LİDERLERİ DERGİSİİNSAN KAYNAKLARIİŞ DÜNYASIÖNE ÇIKANLAR

Yaşar Çelik: Beyaz yakalının sonu mu geliyor?

Burmino Cosmetic Managing Partneri Vet. Hek. Yaşar Çelik; Fikir Liderleri Dergisi Mart sayısında yazdı: "Çalışan Yoksullar; Beyaz Yakalının Sonu mu Geliyor?.."
Burmino Cosmetic Managing Partneri Vet. Hek. Yaşar Çelik; Fikir Liderleri Dergisi Mart sayısında yazdı: “Çalışan Yoksullar; Beyaz Yakalının Sonu mu Geliyor?..”

Çalışan Yoksullar
Beyaz Yakalının Sonu mu Geliyor?

Bu yazı; iş veren, insan kaynakları ve insan yönetiminde rol alan kişilerde farkındalık yaratmayı ve çözümün içinde yer almalarını amaçlıyor.

Vet. Hek. Yaşar Çelik
Burmino Cosmetic Managing Partner
Sağlık Sektörü Satış ve Pazarlama Profesyoneli

 


Prekaryalaşmak, son yıllarda esnek çalışma modellerinin yaygınlaşması, iş piyasalarında belirsizliğin artması, benzer işi daha düşük ücret ile yapacak alternatif iş gücünün artması ve çalışanların haklarının kısıtlanmasıyla birlikte sık kullanılmaya başlanmıştır.

 

İleri düzeyde eğitim görmenize rağmen kazandığınız becerilere uygun gelir ve statü elde edemediğinizi düşünüyor musunuz? Ne dersiniz?..

Profesyonellerin sosyal medyası olan LinkedIn’de sorduğum yukarıdaki soruya 68 katılımcının %85’i Hayır, %15’i ise Evet cevabı verdi. Anlaşılan; beyaz yakalı çalışanlarda anlamlı çoğunluk mevcut “gelir ve statü düzeyi”nden memnun değil. Bu da konunun bir tarafını ele alacak bir cephe açarken yani prekaryalaşmayı işleyerek bu yazıma ilham olurken, bir taraftan da “öz farkındalığımızın da” sorgulanması ve anlaşılmasını sonra ele almak üzere bana gündem oluşturdu…

Yazım; bir kariyer tavsiyesi ya da kariyer planlaması için tavsiyeler içermiyor. Ancak iş veren, insan kaynakları ve insan yönetiminde rol alan kişilerde farkındalık yaratmayı ve bu kişilerin çözümün içinde yer almalarını amaçlıyor. Beyaz yakalı istihdam eden ya da kendini beyaz yakalı olarak tanımlayan grupta son birkaç yıldır beliren çok net bir durum var. Orta gelir grubundaki beyaz yakalılar; azalan alım gücü ve yüksek enflasyon baskısı altında geleceğe endişe ederek ve umutsuzca bakarken, bir kavram olarak ortaya çıkan ancak şu anki durumu en iyi tanımlayan “Prekaryalaşmak” kavramı üzerine bir tespit olarak gözlem ve literatür bilgisine dayanıyor.

Ne demektir prekaryalaşma?

Çalışma hayatında güvencesizliğin ve istikrarsızlığın artması anlamına gelir. Bu terim, özellikle son yıllarda esnek çalışma modellerinin yaygınlaşması, iş piyasalarında belirsizliğin artması, benzer işi daha düşük ücret ile yapacak alternatif iş gücünün artması ve çalışanların haklarının kısıtlanmasıyla birlikte daha sık kullanılmaya başlanmıştır.

Prekarya; “precarious” (güvencesiz) ve “proletariat” (proleterya) kelimelerinin birleşimiyle oluşan bir kavramdır. İlk kez 1980’lerde Fransız sosyologlar tarafından mevsimlik tarım işçilerini ve geçici işçileri nitelendirmek için kullanılmıştır. İlgili dönemde prekarya normlara yüklenen anlamları reddeden, özgür ruhlu işçi sınıfı olarak tanımlanmaktadır. Bununla birlikte kavrama farklı bağlamlarda farklı anlamlar da yüklenmiştir. Örneğin; İtalya’da “güvencesiz varoluş”, Almanya’da “geçici işçiler ve işsizler”, Japonya’da “çalışan yoksullar” prekarya olarak nitelendirilmiştir (Standing, 2019: 35-38; 19). Genel olarak değerlendirildiğinde ise prekarya ileri düzeyde eğitim görmesine rağmen kazandığı becerilere uygun gelir ve statü elde edemeyenlerdir (Bourriaud, 2009: 4).

Beyaz yakalı olarak çalışan kesimde çok net olarak bir değişim ve geleceğe olan güvenin ve inancın azaldığı görülmektedir. Hem gelirlerinin hem de alım güçlerinin azalması ile beyaz yakalılar orta gelir grubundaki pozisyonlarını da kaybettiler. Alt gelir, orta gelir ve üst gelir olarak tanımlanan sosyal sınıflar; son yıllarda ekonomik koşullar, enflasyon altı ücret artışları ve artan fiyat istikrarsızlığı ile kaybolmakta ve orta gelir grubunda yer alan beyaz yakalılar, alt gelir grubuna ücret olarak yaklaşmaktadır.

Eğitimli olup yüksek geliri esnekleşme uğruna tercih edenler grubu olarak, gelir düzeyinin yok olması, alım gücünün azalması, ortalama üzeri çalışma saatleri ya da iş yaşam dengesinde bozulma, geleceğe olan inançsızlık, tükenmişlik duygusu,  umutsuzluk, çalışan bağlılığının kalmaması, üretkenlikte düşüş, durumu maskelemeye çalışan makyajlı “çalışan memnuniyeti anketleri” halleri ya da amiyane tabirle imkanı olan ya da imkanı kovalayan “yurt dışına kapağı atmak” gibi bir düşünceyi besleyen çalışanlar gibi birçok sonuç gözlemleniyor.

Bu durum çalışma hayatından çıkmış, artık sosyolojik olguya dönüşmüş bir durumdur. Bu sosyolojik olguyu sadece çalışma hayatına indirgemek de doğru değildir. Prekaryalaşmak ile mücadele tek yönlü ya da tek bir kurumun, iş verenin ya da çalışanın tek başına atacağı adımlar ile çözülemez.


Prekaryalaşma kavramı; hem işçi, hem de iş veren için günümüzün önemli sorunlarından biridir ve bu sorunla mücadele için çalışan, iş veren, devlet ve yüksek çalışma kültürü gibi bileşenlerle tarafların çok boyutlu olarak ortak yaklaşımı gerekmektedir.

Çözümünde kollektif bir ortak akıl, herkesin-tarafların etki alanında yapacağı ve alacağı aksiyonlar ile mücadele edilebilir. Devlet, çalışma hayatını düzenleyen politikalar, iş verenin farkındalığı, etkin İK modelleri, çalışanın sürece dahil edilmesi ile çözüme gidilebilir, ülkece olmasa da en azından bunu hedefleyen kurumlarda daha az görülen bir olgu olacağı da aşikardır. Bunu başaran kurumların oldukça prestijli, insancıl ve çalışanını koruyan bir konumda olacakları da apaçıktır.

Etki alanımıza odaklanalım!

Prekaryalaşma ile mücadelede bireye ve kuruma düşenler neler olabilir?

Güçlü bir sosyal güvenlik sistemi oluşturmak 
Devletin işsizlik sigortası, sağlık sigortası gibi sosyal güvenlik mekanizmalarını güçlendirmesi, iş verenin çalışma esaslarını net bir şekilde belirlemesi, atama, terfi ve performans yönetimi, işten çıkarma esasları ya da iş sözleşmesi gibi konuların netlik kazanması prekaryalaşmanın olumsuz etkilerini azaltabilir.

Örgütlü hareketi teşvik etmek
Ülkemiz için bir hayal dediğinizi duyar gibiyim. Biraz ütopik olsa da literatür desteği de alarak önereceğim, çünkü ben bir iyimserim.

Çoğu sektörlerde beyaz yakalıların bu tarz gruplarını ve örneklerini göremesek de; çalışanların sendikalaşma oranlarını artırmak, iş veren olarak bu duruma destek olmak, örgütlü hareket etmek, daha iyi çalışma koşulları elde etmeyi sağlayabilir. Bir gecede işsiz kalan binlerce çalışan örneğini yaşamamak için politikalar üretilmelidir. Ya da olumsuz bir durum ortaya çıkınca mağdurlar tarafından ortaya konan, sonrasında gördüğümüz örgütlü hareket baştan olabilir.

Asgari ücreti artırmak 
Literatür çok net tanımlıyor bu aksiyonu. Daha çok ülkeyi yönetenlerin bir çözüm aksiyonu olsa da kurumlar olarak da asgari ücretin artırılması, düşük ücretli işlerde çalışanların yaşam standartlarını yükseltebilir. Bu da orta gelir grubuna da pozitif yansıyabilir.

Eğitim ve beceri geliştirme programları uygulamak 
Çok net olarak kurumların ve İK profesyonellerinin stratejik hedeflerinden biri olmalı. Sadece bu konuya çözüm olarak değil, her alana pozitif olarak yansıyacağına inanıyorum. Çalışanların yeni beceriler öğrenmelerini ve iş piyasasında daha rekabetçi hale gelmelerini sağlamak, prekaryalaşma ile mücadelede önemli bir adım olabilir.

İş verenlerin sosyal sorumluluklarını artırmak ve konuyu odağa almaları 
İş verenlerin çalışanların haklarına saygı duymaları ve iyi çalışma koşulları sağlamaları, Türkiye’nin “En İyi İşvereni “olma hedefleri, yüksek çalışan memnuniyet sonuçları gibi hedefler koymak prekaryalaşmanın olumsuz etkilerini azaltabilir.

Bence; Türkiye çalışma hayatı ekosisteminde; çalışan mutluluğu ve en iyi işveren markası olmayı hedefleyen kurumlar ve bizler gibi beyaz yakalı çalışanlar için prekaryalaşma kavramı; hem işçi, hem de iş veren için günümüzün önemli sorunlarından biridir ve bu sorunla mücadele için çok boyutlu olarak tarafların çalışan, iş veren, devlet ve yüksek çalışma kültürü (eğitim, gelişmişlik) gibi ortak bir yaklaşımı gerekmektedir. ⭐️


Kaynaklar:              

* İŞLETME ARAŞTIRMALARI DERGİSİ JOURNAL OF BUSINESS RESEARCH-TURK 2020, 12(4), 4396-4412 Beyaz Yakalılar Bir Prekaryalaşma Sürecinde mi?
* Standing, G. (2019). Prekarya: Yeni Tehlikeli Sınıf, (5. Baskı), Bulut, E. (Çev.), İstanbul, İletişim Yayınları. (Orijinal yayın tarihi, 2011). *Bourriaud, N. (2009). Precarious constructions. answer to jacques rancière on art and politics. onlineopen.org, 1-8, (Erişim tarihi: 10 Ocak 2020).

 

Yorum yaz